EMZİRME SÜRECİ

Güncelleme tarihi: 1 Kas 2020



Emmek; hem fiziksel olarak doymak hem de ruhsal açıdan doymak anlamına gelir.


Bir kadın özellikle hamileliğin ilerleyen dönemlerinde ve lohusalık döneminde annelik üzerine düşünceleri artar, kimi zaman kafası karışır, bulanır. Bu düşünceler kültürün veya çevrenin annelik kalıplarıdır (bunun için çevremizde gördüğümüz anne örnekleri de girer) bazıları kişiliğimizle oluşan kalıplardır. Bu kalıpların içinde çocuk büyütebilme, anne olabilme, emzirme/besleme, ihtiyaçlarını karşılayabilme... kısacası ''iyi anne olabilme'' adına bir çok şeyi barındırır.


Bir çok kadının kafasında sorular dolanır durur. '' Emecek mi? Doyurabilecek miyim? Ya sütüm gelmezse? Ya sütüm yetmezse? Emmezse ve aramızda ilişki olumsuz etkilenirse? Şimdiye kadar cinsel organ olarak kodladığım ve çevreden kodlanılan memelerim cinsellikten çıkıp çocuğumun besin kaynağı mı olacak?

Eşimle ilişkim zedelenir mi? Emzirme düşüncesinden hoşlanmıyor muyum acaba? Üff… Nasıl emzireceğim? Emzirirken acımaz mı? Memelerim çok sarkacak mı? Hem emsin istiyorum hem de bundan rahatsız olacağım sanki? kendi içinde çelişkiyi de fark edip suçluluk duyma BEN İYİ BİR ANNE OLAMACAĞIM GALİBA.......'' gibi bir sürü soru gebelikte annenin aklını kurcalar.

Anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir


Emzirme anne ile bebek arasında güvenli bağlanma için çok büyük önem taşır.

Bebek aylarca anne karnında güvenli alanda yaşarken, dünyaya gelmesiyle güven duyması için anne kucağına, sıcaklığına, kokusuna... yani annesine ihtiyacı vardır. Emerken bebek bu saydığım ihtiyaçlarının hepsi birden karşılanmış oluyor.

Emzirme sırasında kurulan göz teması, tensel temaslar bebeği sakinleştirir, güvende hissettirir yani güvenli bağlanmanın temelini oluşturur. Anne ile arada kurulan bağı güçlendirir, anneye de bebeğe de iyi gelecektir.Her çocuk emecek veya her anne emzirecek diye bir kural yoktur. Yani bu bağlanmanın tek yolu değildir. Bebeğin BESLENME, GÜVENLİK, SEVGİ en temel ihtiyaçlarıdır. Bu temel ihtiyaçların karşılanması güvenli bağlanmaya katkı sağlar.


Yenidoğan bebekle güvenli bağlanma için;

  1. Bebek ağladığında annenin ihtiyacını anlayabilmesi ve yanında olması (ağladığında ciğerleri açılsın gibi yanlış düşüncelerin çocuk ruh sağlığında yeri yoktur. )

  2. Bebeğin ihtiyacı kısa sürede ve uygun bir şekilde karşılaması

  3. Fiziksel temas kurulması (kucağa almak, sarılmak, göğüse yatırmak...)

Çoğu anne ve çevre çocuğu sürekli kucağa alınmasının olumsuz olacağını, çocuğun ''kucakçı'' olacağını düşünür ve aman alışmasın diye kucağa pek almamaya özen gösterir. Fakat bebeğin ilk yılında özellikle anne kucağına çok ama çok ihtiyacı vardır.


Peki annenin ruh sağlığı...


Annenin kaygıları sütünün gelip gelmemesini etkileyebilir.

Bu nedenle annenin rahat bir lohusalık dönemi geçirmesi gerekmektedir. Bebeğine yetip yetememe, içinde bulunduğu duruma adapte olmaya çalışma, bebeğe uyum sağlama gibi durumları yaşayan anneye ruhsal açıdan destek olunmalıdır. İstemeden de olsa çevrenin ''sütün geliyor mu? Yetiyor mu? Az mı geliyor yoksa? Sanki aç bak aranıyor/huzursuzlanıyor. Biraz daha emzir bari? Ay bu bebek aç!'' gibi bir sürü cümleye maruz kalması elbet anneyi olumsuz etkileyecektir. Babanın da bu sürece adapte olmak için zamana ihtiyacı olduğu aşikardır fakat anneye de bu konuda en çok destek olacak kişi de kendisidir.


Annenin ve Bebeğin BABA'ya ihtiyacı sonsuzdur.

18 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör